Beyond electronica

Events

Interviews

Mix of the month

Sets

Home » Interviews

Tayfun Medeni

By: Burak Atınç | 9 May 2009 | Tags:
Yorum yap
Share |

Tayfun Medeni hakkında bilmeniz gereken 5 şey ;

1-Tayfun Medeni 50 yaşında her zaman ilklerin adamı oldu.Türkiye’nin ilk dj mağazalarından biri olan ‘’CD Land’’i açtı.

2-1994 senesinde 1 saat boyunca sadece deep house çaldığı ”Musiquarium” adlı program Radyo 2019’da yayına geçti.Türkiye’de ilk defa bir dj radyoda deep house için özel programını sunuyordu.Bu o zamana dek yapılmamış bir şeydi.Tayfun Medeni bu program için sık sık İngiltere’ye gidiyor,çaldığı plakları İngiltere’de dönemin en popüler plak dükkanlarından temin ediyordu. Tayfun Medeni’nin enfes bir müzik zevki ve kusursuz parça seçimleri vardır. Seneler sonra bir ofisinde yaptığımız bir sohbet esnasında plaklarını dj arkadaşlarına dağıttını söylediğinde ölmek istedik.

n697892873_153020_3769

3-O kadar iyi müzik çalar ki Myspace ilk açıldığı dönemde Murat Uncuoğlu’na rahatsız edici mailler atıp Tayfun Medeni’den aldığı plakları bize satmasını istedik. Cevapsız birkaç mailden sonra ‘’ Benim satılacak plağım yok!’’ cevabı geldi.Murat Uncuoğlu’ndan bu sebeple halen gıcık oluruz.Tayfun Medeni aynı zamanda Mike Delgado ,Alain Long,Lectroluv,Storm Bryant gibi deep house sanatçılarını Türkiye’de ilk defa çalan dj.

4-Sadece bizim değil birçok insanın müzik zevkini şekillendirdi.Kendisinin her hafta düzenli olarak radyo programını kasete çektiğimizi belirtmemize gerek yok diye düşünüyoruz.Türkiye’de piyasaya sürülen ilk deep house & house toplama ”A complation Radio 2019 presents” hem Zet Müzik üzerinden çıktı hemde bu albümde yer alan parçaları bizzat kendi seçti.

5- Slip’n Slide ve Kicking records’un Türkiye distribütörlüğünden sonra Zet Music’i kurmaya karar verir.Zet Müzik ,World Music yayınlanayan enfes bir plak şirketi.Zet Müzik’in sahibi ile plak şirketlerinin bugünkü durumunu,blogları,müziği ve tabii ki gelecek planlarını konuştuk.İşte o enfes röportaj…

l-628-11454656241

Yasal olmayan downloadlar ve dosya paylaşımını bir kenara bırakırsak Türkiye’de plak şirketi sahibi olmanın zorlukları nedir ? Plak şirketi sahip olmanın nesi zor ?

Aslında 16 yaşından beri müzik sektöründe zevkle ve şevkle yer almış birisi olarak plak şirketi sahibi olmaktan daha mutluluk verici ne olabilirki ? demeliyim.Tüm kuralların aşağı yukarı tıkır tıkır işlediği batı ülkelerindeki gibi, sektörümüzün oyunce ve kurumları yerli yerine oturmuş olsaydı yorumumu burada kesmem gerekirdi.

Bu sektörün birincil kavramı sanata hak ettiği değeri vermek ve sanatçılar olduğuna göre, yasal olmayan downloadlar ve dosya paylaşımını bir kenara bırakmak ne yazık ki mümkün değil,
Özellikle hakların paylaşımında yaşanan hukuki zorluklar ve kağıt üzerinde mevcut kanunların uygulanmasındaki ihtisas mahkemelerinin henüz olgunlaşmamış olmasından kaynaklanan karmaşa ve gecikmelere değinmeden geçemedim.

Bunun yanısıra, özellikle popüler kategoriler dışında kalan müzik ürünlerinin son kullanıcıya ulaşmasındaki sağlıksız pazarlama düzeni ve tanıtımda yaşanan güçlükler çok önemli.
Plak şirketlerinin ayakta kalabilmeleri için, en önemli unsur ürünlerinin satılmasıdır, Bugünlere gelinmesinde elbette plak şirketlerinin de bazı stratejik hataları olduğunu kabul etmek gerekir diye düşünüyorum.

Günümüzde artık internet üzerinden ( albüm konsepti dışında ) tek parça satışlarının önem kazanacağı görülüyor, bu konuda da, tekelleşme ve meslek birliklerinin keyfi uygulamaları, özellikle bizim gibi bağımsız ( independent ) ve küçük / orta ölçekli plak şirketlerinin en büyük handikapı diyebilirirz, örnek olarak şu an için ZET Müzik olarak Türkiye’de yayımladığım albüm ve sanatçıların eserlerini resmi Türk download portallarında bulamazsınız ve bu gidişle de ( alternatif bazı gelişmeler olmazsa ) bulamayacaksınız, bunun anlamı ; ZET Müzik de pek yakında “THE END” olabilir.

Zet Müziğin kurulmasını bize bir anlatırmısınız,benim hatırladığım kadarıyla bir dans müzik plak şirketi olarak başladı doğru mu ?

Zeki Lin

Zeki Lin

Evet , kişisel müzik serüvenimin doğal sonucu olarak öyle başladı, DJ lik , Kulüp / Bar işletmeciliği,12” plak satışı, ergenlik dönemiyle başlayan batı müziğiyle yoğrulma ve nihayetinde sayısız Londra seyahatlerinin kaçınılmaz sonucuydu bu ve tabi ki ( kulakları çınlasın ) sevgili kadim dostum ve ortağım Zeki Lin’in bağlantılarıyla ( bilenler çok iyi bilir Türkiye’deki dans müzik komününün fahri Londra başkonsolosudur kendisi ) bağımsız dans müzik şirketlerinin Türkiye temsilciliği ile başladı bu şirket, e tabii bu dünyanın en önemli gereksinmelerinden biri olan para kazanmak da söz konusu olunca diğer müzik türlerinin de ( latin, film müzikleri, jazz, world müzik vb.) bağımsız plak şirketleriyle çalışmaya başladık.

Bu hikaye uzundur amma velakin kısa kesmek gerekirse sonuçta şu anda yurtdışında world müzik alanında başarılı olmuş Türk müziği sanatçılarının bağlı olduğu plak şirketleriyle çaılışıyorum ve 10 yıl kadar önce bu plak şirketlerinin birinde rastladığım ve yıllardır Amerika’da yaşayan Neyzen
Ömer Faruk Tekbilek’in menajerliğini de yapıyorum, bir nev’i özümüzü hatırladık diyebilirim.

1959 doğumlu olmam hasebiyle bebeklik ve çocukluk yıllarımda sadece radyo vardı.Dolayısıyla beynimizin ilk kıvrımları radyolardan yayılan Türk ve Halk müziğimizin tınılarıyla oluşmuştu, bu arada bir not; batı müziği maceramız da radyoyla başlamıştı, çocukluktan gençliğe geçişte de o zamanlar “istasyon aramak” denilen radyo ayarlarıyla oynayarak zar zor bulduğumuz cızırtılı batı müziği kanallarını hiç unutmadım.

Zet Müzik denilince insanların ne düşünmesini istersiniz?

Güzel soru diye işte ben buna derim :) , ekşisözlük misali sıralarsak;
1- Sanatçıları una bulayıp kapana kıstırmayan, yepyeni sanatçılarla birlikte büyümeyi hedef , dürüstlüğü şiar edinmiş, hak yemeye karşı bir plak şirketi ( helal olsun  )

2- Türk müzikseverlerin bulmakta zorlandığı albümleri ve bağımsız yabancı plak şirketlerini ülkemize getiren idealist bir firma ( hemen son günlerin popüler bir banka reklam spotuna gönderme yapalım ”küçük kalacaam, büyümek istemiyom” )

Zet Müzik artistlerini hangi kriterlere göre seçtiniz ?

Zet Müzik artistlerini her zaman ilahi bir güç yolluyor bana , şaka şaka ( her şaka da bir gerçek varmıdır ? evet vardır ) özellikle doğu felsefelerinde “ evrendeki en ilahi varlık insandır” denir, bu itibarla seçimlerimde en önemli kriter “güzellik” insanlık tarihinde yaşandığı gibi bende kendimi bildim bileli güzelin peşindeyim, güzel müzikleri algılayabiliyor ve insanlarla buluşturabiliyorsam, ne güzel işte!!

Bloglar sizce insanların bilmedikleri müziğin tanıtımını mı yapıyorlar ? Yoksa plak şirketlerini öldürüyorlar mı? Gelecekte blogları plak şirketleri yerine müzik tanıtımlarını yaparken görebiliyor musunuz ? Beyondclubbing’in sizce bu bloglardan farkı nedir ?

Bloglar plak şirketlerini öldürüyorlar mı !!!!! buna kesin bir cevap vermek zor, plak şirketleri bloglardan önce krizler yaşamaya başlamışlardı, öleceklerse de ölecekler , ne yapalım sağlık olsun, ama şahsen ben müziksever olarak bir süre daha veya sonsuza dek koleksiyonculuk adına albüm konseptinin devam etmesinde bir güzellik görüyorum.

Teknolojinin değişimine göre farklı formatlarda olmak kaydıyla albüm konseptinin artwork ( kapak tasarımı ) ve benzeri sanat dallarını da içermesi açısından hoş bir gelenek olduğunu düşünüyorum..

Bence bloglar da dahil evrende her ne oluyorsa bir gereksinim üzerine var oluyor ve kendi işlevlerini gerçekleştiriyorlar, iletişim çağının ve teknolojik gelişimin doğal bir sonucu yani, eskiden biz dinlediğimiz sanatçı veya gurupların bırakın konser görüntülerini resimlerini bile yıllar sonra gördüğümüz oluyordu, şimdi hemen her gelişme anında elimizin altında, dünya küçülüyor, hatta yakında ( ne kadar yakında olduğunu söyleyemem ) evren küçülecek.

Tabii ki iyi – kötü , hoş-sevimsiz gibi karşıt örnekler her alanda olduğu gibi bloglar için de geçerli…

Bence Beyondclubbing dans müziği ve özellikle house müzikle ilgilinen herkesin vazgeçemeyeceği nitelikte dört dörtlük bir site.Paylaşımları, haberleri, röportajları ve benzeri daha birçok içerik zenginliğinin yanısıra site tasarımı ile de çok beğendiğim sitenin alternatifi olacak özellikle türkçe bu kadar güzel bir siteye şahsen ben rastlamadım, dans müzik sektöründe birlikte yer aldığım tüm dostlarım ve şahsım adına sitenin hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkürü bir borç biliyorum, başarılarınızın devamını dilerken işlerimin yoğunluğuna rağmen siteye uğramadığım tek bir gün yok, onu da bilmenizi isterim

Çıkardığınız en favori albüm ve single nedir ? Niçin?

Tek bir albüm söyleyemeyeceğim, çeşitli türlerden bazı örnekleri sıralamak isterim;

Film Müzikleri : “Pi” filminin soundtrack’ı
Latin; “The Stars of Buena Vista Social Club”
World Müzik “One Truth- O.Faruk Tekbilek”
“Jazz in the House” ve “Chill in” serileri…
“Blaze” albümleri

Single olarak da “Funky people” ı sayabilirim.

r-13768-001

Niçin? lerine gelince ;

1- Hakikaten bende çok beğendim.
2- Çok iyi satış rakamlarına ulaştılar.

Önce Radyo 2019 ‘da Türkiye’nin ilk deep house programı Musiquarium,daha sonra Kickin’ ve Slip’n Slide’in plaklarını Türkiye’ye getirdiniz,en son olarak yine aynı şirketlerin cdlerinin dağıtımlarını üstlendiniz. Jazz in the house serisi sizin sayenizde çıktı .Türkiye’de deep house’un gelişmesinde ne kadar büyük rol oynadığınızı düşünüyorsunuz ?

Gerçekten teveccüh ediyorsunuz, samimi söylemek gerekirse benim yapıp ettiklerim çok büyük zevk alarak yaşadıklarımdır ( halen değişen birşey yok ) işimi gönülden yapmaya çalışıyorum. Aslında bunun için bir çaba da sarf etmiyorum, kendiliğinden yaşantımın akışı böyle, hiçbirşeyi bir gün bana böyle bir soru sorulsun veya tarihe geçeyim diye yapmadım ki, hayattaki en büyük sır ( tabi ki bence ) bir insanın gönlünde yer etmektir.Bende paylaşımlarımla sadece 1 kişide bile güzel bir iz bırkatıysam veya birkaç kişide veya çok sayıda insana ulaşabildimse mutluluğum o denli artar elbette.

l-602-001

Bu arada yeri gelmişken söylemeliyim ki ülkemizin evrensel özgürlük açılımında önemli bir yer alan 2019 konseptinin sanatsal açılımında bana da yer veren , şu an aramızda olan – olmayan patronundan çaycısına herkesi sevgiyle anıyorum, isim zikretmeyeyim, malum yaş elli unutabileceğim isimlere haksızlık olmasın.

Geriye dönüp baktığınızda son 10 sene içersinde gerçekleştirdiğiniz başarılar sizce nedir ?
Sorunuzu bu sektör içinde nedir şeklinde yanıtlarsam, herhangi bir insanın kendi yağıyla kavrularak severek yaptığı bir işte başarılı olmasının zor olmadığını kanıtlamaktır diyebilirim, tabii buna bir sabır kelimesinide ekleyelim.

Türkiye’nin ilk dj mağazalarından biri olan CD LAND’ın sahibiydiniz. Mağazalarda şöyle bir durum vardı: Müşteri mağazaya girer ,mağaza sahibi müşterinin beğeneceği plakları kendisine verirdi.Neyse o kişinin soundunu bilir ,ona göre plak çıkartırdı. Dijital ortamda ne yazık ki bu sağlanamıyor. Beatport bunun üzerinde çalışıyor ama şu an ki teknoloji buna imkan vermiyor. Teknoloji oldukça soğuk,insanlar başka hangi çeşit plak,cd,download aldılarsa onu size gösteriyor.Sizce teknolojik gelişme bu kadar ilerleyebilir mi? Yani bir gün teknoloji insan faktörünün yerini alabilir mağazalardaki sunulan hizmeti verebilir mi ?

4. sorunuza verdiğim yanıtta da belirttiğim gibi bence evrende insanın yerini hiçbirşey alamaz ( kainatta şekli-şemali ne olursa olsun bilinçli-amaçlı etkinlik yapan her kim ise biz ona insan diyoruz ), hiç unutmuyorum Tothenham’da alışveriş yaptığım “City Sounds” adlı bir plakçı vardı ( Dave’di galiba ismi) arkadaş aradan ne kadar süre geçerse geçsin her gidişimde pat diye en sevdiğim plakları koyardı , tabii ki araya birşeyler de sıkıştırırdı ama o kadar olacak adam da nihayet ticaret yapıyor .Kimse duymasın bizde arada benzer uygulamalar yapardık adamına göre tabii !

Bu arada yeri gelmişken benim Londra maceralarımın başlamasına resmen zorla sebep olan Murat ( Uncuoğlu ) kardeşimin de kulaklarını çınlatmam lazım, Murat o sıralar Londra’da müzik eğitimine devam ediyordu ve ” Abi mutlaka olayları yerinde görmen lazım, hiç olmazsa bir kez gel şuraya ” diye diye razı etmişti beni, hatta İngiliz konsolosluğundan vizemi bile kendisi almıştı (o zamanki İstanbul konsolosu Mr.Flat ile dostluğunu kullanarak -vay canına nasıl hatırladım adamın adını !!!) hemde en uzun süreli ve sınırsız giriş çıkış şeklinde, O ilk seyahatimiz gerçekten unutulmaz anılara vesile olmuştu, yanlış hatırlamıyorsam U.F.U.K.’la ( onun da ilk gidişiydi ) beraber gitmiştik ve tabii ki Londra Başkonsolosumuz Zeki’nin Sloan Square’daki evinde hepberaber kalmıştık.Lafı çok uzattım belki ama yıllar boyunca Londra’da Zeki Lin’in evinde tanıştiğim House müziğin devleriyle ilgili ve en başta Ministry of Sound olmak üzere kulüplerdeki anılarımız başlıbaşına bir kitap olur dersem abartmış olmam.

Tekrar sorunuza dönersek ki artık dönmemiz lazım Biliyorsunuz hali hazırda internet ortamında online satış sitelerinde belli oranda geçmişte aldığınız ürünlere göre bazı tavsiyeler belirtiliyor ama dediğim gibi insan-insan ilişkisinin yerini hiçbir zaman hiçbirşey almayacak. Bu sorunun cevabında biraz iddialı konuşmaktan çekinmiyorum.

Bağımsız plak şirketlerinin major plak şirketlerine göre esnek olduğu konular nedir? Eğer büyük plak şirketinde çalışıyor olsaydım bunu asla yapamazdım dediğiniz bir şey var mı?

Elbette çok farklar var, major şirketlerde de gerçekten dahi derecede işini hissederek yapan insanlar var ancak birçok ama birçok nedenle özgürce kararlar almanız olanaksız, her zaman için belli bir mekanizmanın parçası olmak zorundasınız, bu belki büyük şirketlerde sadece en çok kazanan olmak uğruna olumlu yönleri de olan kaçınılmaz bir uygulama ama zaten adı üstünde “independent ” seniz doğrudan hislerinizle ve zevkinize göre kararlar alır ve uygularsınız, sonuç bir şekilde hüsran da olabilir ama hesabını vermek kolaydır, hele vicdanınız rahatsa hiç sorun yok.

Sorunuzun ikinci bölümüne gelince; Benim ruhum fütursuzca bağımsız ( ne demekse !) o yüzden büyük plak şirketlerinde çalışamazdım ve hiç aklıma da gelmedi doğrusu.Doğru bildiği yolda ancak aç kalmayı ve hatta ölmeyi göze alabilenler özgür olabilirler. ( valla şimdi içimden geldi de söyledim, tarihde daha önce başka birisi de bu cümleyi söylemişse kusura bakmasın :)

Büyük plak şirketlerine göre bağımsız plak şirketlerinin ‘’satış stratejileri ve yeni planlamalar’’ söz konusu olduğunda avantajları nedir?

Bakınız bir önceki soru , eğer kafa dengi bir ortağınız varsa avantajlı sayılırsınız.Şayet karar verici tek sizseniz çok avantajlısınız , kaba tabiriyle kafanıza göre takılın yani sizi kalbinizin götürdüğü yere gidin hiçbirşey olmaz.

2009 planlarınız nedir ?

Genel olarak elimden geldiğince güzel müziklerin sizlere ulaşmasında rol oynamaya çalışacağım, sektörümüzde yaşanan tarihin en büyük durgunluğuna rağmen inandığım çok güzel bazı yeni independent label’larla anlaşmalar yaptım ( ipucu New York semalarından ) bahar aylarında New York’dan ( aslen Arjantinli ) süper bir ses ( NC ) latin lounge albümü var, ayrıca çok ilginç bir world music – electronic remix serisi release edeceğim Bu arada İlk kez bir Türk filmi için. yüksek bütçeli bir soundtrack albüm yapıldı , yakında Zet Müzik’den piyasaya çıkıyor ( The Butterfly – O.F.Tekbilek – Brian Keane )

poster-p1

Zet Müzik’i seven ve takip eden insanlara son olarak ne söylemek istersiniz?

Onlara çok ama çok teşekkür ederim, paylaşmanın zevkini yaşamaya hep beraber devam etmek umuduyla şahsen deneyimleyip sonuç alındığını gördüğüm birkaç mutluluk formülünü naçizane iletmek isterim.
Çevrenizde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen hayattan zevk almaya bakınız, kendinizi güzellikleri görmeye alıştırınız , eleştiri oklarını daima önce kendinize saplayınız, daha sonra çevrenizi eleştiriniz, bu size daha mutlu bir yaşamın kapılarını açmada yardımcı olacaktır. HOŞÇAKALIN…….


Ömer Faruk Tekbilek – I Love You
Yükleyen Petite_plumesMusic videos, artist interviews, concerts and more.

Bu yazı size yardımcı oldu mu?

Hayır olmadıEvet oldu
Loading ... Loading ...

Bu yazıya yorum yapabilirsiniz