Beyond electronica

Events

Interviews

Mix of the month

Sets

Home » Interviews

Kaan Düzarat (Shrimpy)

By: Burak Atınç | 14 May 2009 | Tags:
Yorum yap
Share |

Türkiye’de bir djyin başarısı hikayesini seçersek kesinlikle Kaan Düzarat’ınkini seçerdik. Kendi yaptığı partiye davet ettiği djlerle iletişime giren Kaan , 1999′da okumak için geldiği İstanbul’a Dinamo FM‘de program yapmaya başlar. Uzun süre djlik,reklam jingle’ları prodüksüyon işleri ile uğraşdıktan sonra bu işi profesyonelce ilerletmeye karar verir. Kaan’ın ortağı olduğu süper lüks stüdyoda, WMC ,Türkiye’de ki kulüp ortamları,beğendiği sanatçılar,Türkiye’de klüplerin neden uzun soluklu olmadığını bir kahve eşliğinde son derece keyifli sohbette konuştuk.Kendisini radyocu olarak tanıyanlara güzelde bir sürprizimiz var Kaan’ın yeni albümünü çok yakında piyasaya çıkıyor.

cid_6ee40507-2dbb-45e2-b0bb-dec8863c622f

Winter Music Conference’a bu ilk katılışın mı? ve beş senedir radyoda çalıyorum dedin doğru mu?

İlk katılışım .Evet, 2003 Kasım ayından beri radyonun kurulduğundan beri Dinamo’dayım.O da İstanbulda ilk profesyonel olarak biryerlerde çalmaya başadığım zaman denk geliyor.

Dinamo FM’e katılman nasıl oldu ?

Burda okumaya başladığımın ikinci üçüncü senesiydi.Eskişehirli olduğum için ,Eskişehir’de de Fuchs ve Cervus’u dinletmek istemiştim.Öyle bir partide onlardan önce warm-up yaptım, öyle tanıştık.Ondan bir sene sonra sanıyorum Crystal’da Fuchs’a (Ali Şahinbaş) rastlamıştım. ‘’Bir radyo açmak üzereyiz bizimle çalışırmısın?’’ dedi. ‘’Sadece çalmak dışında oradaki prodüksüyon ve operasyonel işler .Radyodaki bilgisayarla yapılan jingle prodüksüyonu ve yayın kordinasyonu gibi işler’’ deyince direkt atladım zaten.

Kendi kendime plak toplayıp evde set kayıt edip işte bir iki kerede Eskişehir’de parti yapmıştım onun dışında çok büyük bir şey yoktu .Hemen atladım seve seve dedim.Cervus ve Fuchs sevdiğim djlerde o dönemler,halen dinliyorum.

Bir djyin WMC konferansına gitmesi ile kendisini müzikal olarak geliştirebileceğini düşünüyor musun?Yani nedir sana yararı?

Yani gelişimle alakası çok yok aslında ama oraya ne için gittiğinizle alakalı.Çok iyi bir parti ortamı 1 hafta , iyi bir kaçış.Eğer seviyorsanız müziği sadece partiliyim ona buna bakayım kızlara bakıyım döneyim dışında takip ediyorsanız gitmeden önce seçenek şansınız var.Bütün liste açıklanıyor zaten oradan üstünü işaretleyip takip ettiğiniz mekanların ,mekanlardan çok labelların ve grupların oluşumların partilerine gidiyorsunuz.Mesela ilginizi çeken üç-beş isim yanında mutlaka 1-2 bilmediğiniz isim yazılmış oluyor ve o adamlarda onların desteklediği yeni djler olduğu için yeni birşeylerde duyabiliyorsunuz. Yani isim ve önceden bildiğiniz seçtiğimiz isimler dışında. Öyle bir avantajı oluyor yani ne için gittiğin ile alakalı .Çok iyi bir parti eğer seviyorsanda iyi müzik bulabilirsiniz.

Mesela ben Türkiye’de tanınmış bir djyim WMC’ye gittim orada tek isteğim bağlantı kurup yurt dışındada çalmak.Bunu yapabilir gerçekleştirebilir miyim orada ?

Oradaki diyaloğuna bağlı çok irite edicide olabilir.Elinde cd ile sürekli kimseyi tanımadan herkese cd verip ‘’Alın bu da benim müziğim’’ diyebilirsin o samimiyeti kurabilirsin ama onun dozunuda iyi ayarlaman lazım.Herkes o kadar rahatlıkla her gelen cd alıp dinliyor mu onuda bilmiyorum.Ama tabii ki orada bir takım ilişkiler kurup kendi müziğini kurduğun ilişkiler sayesinde birilerine ulaştırıp geri dönüş alabilirsin.Olabilir.

Ben röportajları izledimde Armani Exchange yapmış işte Todd Terry ile ve bir sürü ünlü dj ile diyorlarki ‘’Burada partilerin yanında korkunç bir müzik paylaşımı var ve dans müziği için hakikaten önemli bir şey çünkü bir sonraki adımlar konferansta bunlar tartışılıyor ne yapılacak ne zaman yapılacak diye’’ Siz konferanslara katıldınız mı?

Hayır. Tabii ki Hayır. (karşılıklı gülüşmeler)

Müziği dinlemek ve ondan zevk almak benim yapmak istediğim.Çok fazla onun üzerinde konuşmak ve hani bunu böyle sektör ve sektörel olarak değerlendirmekten çok yani bir dj nasıl iyi dj olur? İyi dj nedir? Dj kimdir? bu soruları sorup bunlara cevap aramaktan çok gidip müziği dinleyip partileyip orada eğlenmek . O bulunduğum an içindeki oradaki insanlardan haz etmek .İşte iyi müzik dinleyip oradan ayrılmak ve paylaşmak. mesela Ali ile eve dönüp çok kritik yaptığımız oldu ama yani bir konferansa katılmak orada herhalde bizim için saçma olurdu diye düşünüyorum.

Peki katıldığın en kötü parti hangisiydi?

En kötü parti yoktu çünkü seçip gittiğimiz için ama hani gittiğinde tabii ki seninde moodunla alakalı birbirini çok tamamlayan değerler var orada. Mesela Miami gibi bir yerde ben gündüz partisini tabiî ki tercih ediyorum akşama partilerine .Güzel bir hava, işte akşamüstü,öğleden sonra başlayan güzel bir parti, hafif bir müzik eğer enerjim kalır akşama sağ kalabilirsem kapalı bir mekanda daha sert bir müziğe tahammül edebilirim ama açık hava ve daha böyle groove edecek şeyler için gittim ve onlar iyi oldu o partiler.

Bana WMC’nin fotoğrafları geliyor onlara bakıyorum .Mesela soulful house partilerine bakıyorum genelde zenciler var .Minimalde çoğunlukla beyazlar.Böyle farklı grupların olduğunu hissediyormusun partilerde müzik türüne göre .Soulful,techno,minimal ve farklı insanların geldiğini düşünüyormusun partilere ?

Aslında çok karışmış durumda, spesifik bir ayrım benim gözüme çarpmadı aslında . Çok soulful house dinlerim ama çok da o partilere gitmedim daha çok siyahı göreceğim partiler tabii ki vardı ama bilmiyorum o açıdan çok bakmadım .

img_0402

img_1237

Peki güne kaçta başlayıp kaçta bitiriyordunuz ?

Bir kere jetlag hikayesinden onbir oniki bizim uykular geliyor tabii,ister istemez uykumuz geldi tabii.Yani 1’den 2’den sonra pek kalmadık yeridir.

Kaça kadar partiler devam ediyor biliyor musun ?

Sürekli var.Biri bitiyor biri başlıyor diğeri bitiyor öteki başlıyor.Başka mekanda bir şey başlıyor yani bir harita ile rota çizmen lazım , gitmek istediğin partilere gitmek istiyorsan ve enerjini sağlam tutman lazım. Çok gitmek isteyip gidemediğim parti oldu çünkü akşam sekiz dokuz gibi yorulup birazda partilerin olduğu yere uzak bir yerdeydik.Sürekli gidip gelmek kolay olmuyordu.Çok da kaçırdıp ‘’Ah kaçırdık’’ dediğimiz oldu yani.

WMC dönüşünde çok ilham aldığını söyledin .Eğer düşünürsen ilhamı hani sebeplerden aldın?

Birkere şu var ;Amerika’da olduğu için mi yoksa bilinçli dinleyici fazla olduğu için mi bilmiyorum gündüzde olsa çok düşük tempoda bir müziği insanlar kendilerini kaptırıp , sallanıp çok güzel bir şekilde eğlenip vakit geçirebiliyorlar .Onu görmek beni çok mutlu etti bende tempomu düşürdüm çünkü bilmiyorum sebebini bir sebebi var mıdır ama beş sene önceki şekilde sert bir müzik yapmıyorum ,klüp müziği elektronik müzikle ilgilendiğim halde. Bu müzikle Türkiye’de çok fazla sallanan insan bulman mümkün değil yani her zaman warm-up yapmayı sevdiğim için belkide çok fazla insan olmuyor ben çalarken ,belki son bir saatinde genelde hani burada çok fazla o müziklerlere sallanan insan göremezsiniz.Burada insanları coşturmak zorundasınız çok fazla insanlar klübe müzik dinlemek için gitmezler .Eğlenmek için,coşmak için,çok terlemek için giderler.Orada onu gördüm ve o biraz daha motive etti beni. Ama belkide benim tempom düştüğü için bilmiyorum.

Şu an tempon nedir?

115-125bpm arası.

Favori prodüktörler ?

Her zaman Carl Craig,Detroit tayfasını severim. Şu sıralar ise Kate Simko, Livio & Roby, Soulphiction ve Crowdpleaser’i beğeniyorum. Bu arada Seth Troxler diye bir var .

ad_seth03

Yeni Matthew Dear olacağı konuşulan Seth Troxler

Miami’nin bana en büyük lütuflarından biri.Oda şöyle oldu orada ne yazık ki dinleyemedim ama Miami’ye indiğimizde Ali’nin bana dinlettiği bir set vardı o da Seth Troxler’ın setiydi. ”Bu ismi duyarız ” felan dedi ve ben ilk dinlediğim 10-15 dakika çok etkilendim.Ondan sonra adamın bir setini daha dinledim ama adamı partiye gidip canlı dinleyemedik saatini bir şekilde uyduramadık .O yüzden üzgünüm bayağı. Şu dönem Avrupa’da yaşıyor .Setinde beni en çok etkileyen şey bir kere çok enerjik olmak zorunda değil onu veriyor ve çok hümanize çalıyor mixlerken hissediyorsun herşey dört dörtlük ve kusursuz değil ve mutlaka bir canlı bir durum var.Müzikte bir enstrüman anında gelip o tekdüze giden loop müziğe bir şey katıp sonra ufak ufak kaybolup giden müziği sunan deep house djyi .Ama o old school Detroit içeren durumlarıda var.Çok etkiledi beni onu mutlaka takip etmenizi öneririm .http://www.myspace.com/sethtroxler

Seth Troxler’ın son setini indirmek için lütfen tıklayınız.

Kate Simko ; O da Chicagolu bir bayan dj. Spectral Sound labelları ikiside oradan parça çıkarmış .Audion’un düzenlediği bir partide çalıyorlardı.Los Angeles’tan Ghostly Records vardır .Matthew Dear , Audion olarak’da bilinir onun bir partisinde ikisi birlikte çalıyordu ,kaçırdık o partiyi üzgünüm.

kate1

Kate Simko

[ Kate Simko’nun setini buradan dinleyebilir ve buradan indirebilirsiniz http://www.myspace.com/katesimko]
Dinle !

İndir!

Hangisi daha keyifli ? Yeni parçaları arayıp bulmak mı yoksa yeni DJleri keşfetmek mi?

Yeni DJleri keşfetmek .Onları keşfederkende onlarında eski parçaları çekip çıkardığını duyup daha farklı bir ilham almak çok önemli bence.Yani o da çok önemli bence yeni çalıyor olabilirsiniz,yeni djde olabilirsiniz ama yani başkalarının yapmadığı bir şeyi yapmak ama bir yandan da öncekileri tamamen silip atmamak . 90lı veya 2000 yılından parçalarıda çıkarıp çalabilmek .

img_0814

WMC sonrası bayılarak dinlediğin birkaç parçanın ismini söylesene ?

Kate Simko’nun prodüksüyonları ,Livio & Roby Romanya’lı bir ikili onları duymuştum daha önce ama bu kadar yakından takip etmemiştim.South Beach Victor Hotel’de Cecillo Oslo Showcase’in gündüz başlayan bir partisi oldu. Biz gittikten bir saat sonra başlayan bir ikili. Livio ve Roby’miş ve Romanyalılar ve çok yakın bize. Setlerinden sonra onların prodüksüyonları bayağı ilgimi çekmeye başladı .Tabii eve döndüğünüzde bakıyorsunuz kimdir? nedir? diye . Sadece dinleyip o an unutmak değilde ilgileniyorsanız bir şekilde, Google varsa elinizin altında , prodüksüyonları varsa eğer Beatportta bir dinleyip bu şekilde iletişim doğuyor. Tabii gidip tebrik ediyorsunuz,tanışıyorsunuz.

l_d838d7185a6773bc65f7461b0e9a385f

Bu bahsettiğin kişilerden hiç kontak email adres felan aldın mı?

Kontaktayım hepsi ile .Tabii ki kontaktayım.Ben hiç çekinmiyorum öyle şeylerden biri sevdiysem gidip setini bitirdikten sonra yanına rahat rahat konuşup ,tebrik edip yanından ayrılıyorum. Ya da sohbet devam edebiliyor.

Mesela merakımdan soruyorum ,hani Dinamo FM olarak WMC sonrasında yapacağınız partilerde orada tanınmamış isimleri Türkiye’ye getirip çaldıracak mısınız ?

Çok isteriz ben kendi adıma da çok istiyorum .Ali’nin de çok istediğini biliyorum. Tabii isteriz o açıdanda hem yeni ,hem yeni olmayan kontakt kişilerle ilişki kurup daha sonra konuşmak üzere ayrılabileceğiniz bir ortam. Can atıyorum gerçekten Seth Troxler ve Kate Simko gelsin diye elimden geleni yapacağım.

Peki böyle şey varmıdır sende mesela ben çok beğendiğim bir djyi gerçek hayatta görünce böyle kasılırım ‘’starstruck” olurum sende var mı o ? WMC ‘de seni çok heyecanlandıran bir djyi gördün mü ?

Olmadı pek aslında,bugüne kadar Türkiye’de büyük diye izlediğimiz birçok djyide görme izleme şansım oldu ondan ziyade hiç tanımadığım hiç dinlemediğim ve iyi çaldığını duyup ‘’Hah,kim bu? ‘’ dediğim tipler beni daha çok heyecanlandırdı açıkcası.

Biraz stüdyondan bahsedermisin bize?

Stüdyo burası , 3 senedir burası ile uğraşıyoruz Ömer kardeşimle.Ömer’de Dinamo’da çalar Ruffkutz drum’n bass djyi.Flatliners diye Dj Golem’le birlikte bir projeleri daha var.Bir yandan da Tosun Gülle şovu hazırlıyor her pazar saat onikide .

Bizde o zamanlar prodüksüyonlar yapıyoruz herkes kendi evinde dedik ki ”Hadi gel yer yapalım ses yalıtalım sende apartmanında huzur içinde otur bende,bir yer tutup ufak ufak yalıtıp bir stüdyo yapıp orada çalışalım” ufak ufak başladı. Burada bir süre kendi işlerimizi ,müziğimiz yaptık .Sonra reklam işleri yapmaya başladık reklam müziği,reklam jingleları, son iki senedirde çok aktif bir şekilde yapıyoruz . Üç senedir bu stüdyomuz var. Nooniki.com adresinde jingle işlerimizi görebilirler.

cid_530330b0-0db4-4341-ae10-5f0199abd3c91

Bir taraftan radyo bir taraftan stüdyo işlerinde çalışıyorsun .Türkiye’de WMC gibi bir konferans olsa sence bu işe yarar mı elektronik müziğin gelişmesi açısından yoksa kim kime dum duma mı bir ortam olur?

Aslında bu genişleyecek bir durum değil. İnsanların bir arada sevdikleri müziği dinleyip eğlenmesi meselesi .Yani herkesin biraz daha seçici ve bilinçli olması ile alakalı.Önce bunu sağlamak lazım bir şeylerin gelişmesi adına o da daha temele inilmesi gereken bir konu .Tabii ki herkes bir arada eğlenebilir ama birinin omzuna vurup sorsanız çoğu yerde bir kargaşa olduğunu görürsünüz.Bir arada bu kadar iyi dalgalanmaz ahenk olmaz Türkiye’de diye düşünüyorum.

Türkiye’de elektronik müzik gelişiyor ama sence ne yöne doğru gidiyor? İyiye mi gidiyor kötüye mi gidiyor ne yöne doğru gidiyor ?

İyi birşeyler dinliyoruz aslında hem sound hem djler olarak olarak hem prodüksüyon olarak.En azından dünya sahnesinde de çalan iyi djlerimiz iyi prodüktörlerimiz var onu biliyoruz. Kesinlikle iyi bir yere gidiyor ama WMC gibi bir şeyin açıkçası Türkiye’de yapıldığı takdirde daha kötü bir duruma getireceğini düşünüyorum.Çünkü bir alt kültür çok doğmadı .Şu an popüler bir durumda elektronik müzik ve partiler .Çoğu insanında sıkıldığı ve yaka silktiği bir şey halinede geldi .Eski cazibesi yok dikkat ediyorsan .2000‘de ki cazibesi yok. O senelerdeki cazibe bir anda ilgiyi bu müziğe yoğunlaştırdı ve bir anda alakasız çok fazla insanı içine aldı.(Çok büyük festivaller) Ufak ufak yerlerde bir süre gitmeliydi çok hızlı festivalleşti.Çok hızlı herkes gidip çaldı .Çok güzel tamam ama hatırlıyorsan bir dönem hep 5bin 6bin kişilik partiler yapıldı. Çok eğlendik o dönem ama çok fazla alakasız insanı içine aldı o müzik ve çok çabuk dejenarasyona gitti. Alt kitleler bile kayboldular, yani şimdi onlar bile zor ayakta duruyor .Crystal’in 7 senedir açık olması bir mucize ama işte onlarda sevdikleri müziği çaldırmak için uğraşan iki kardeş .Tangun ve Kürşat .Bizim büyüklerimiz dostlarımız ,arkadaşlarımız ve hocalarımızda aynı zamanda. İdealist birşekilde yaptıkları için ayaktalar ama çoğu için öyle olmadı.

WMC sonunda Türkiye’ye geri dönerken belirli bir şeyi keşke Türkiye’de olsa diye düşündün mü?Orada olan partilerin dışında keşke şu bizde olsa diye düşündüğün bir şey var mıydı?

Evet keşke gündüz ya da gece fark etmez bir mekanda hep birlikte güzel bir şekilde eğlenebiliyor olsak ama o olmuyor .

Türkiye’de neden bu olmuyor ?

Birileri ya olduğu ortamda rahatsız ya …. bilmiyorum.Türkiye’de elektronik müzik ve klüplerde son birkaç senedir çok iyi bir kimya tutmuyor.

Sana bunu sorucaktım sence Türkiye’de bir mekanın devamlı olmamasının sebebi nedir?

Bir kere işletmeci mantık var bu furya patladıktan sonra çok yapan oldu bunu.Abi parti yapıp Tiesto’yu getirelim.Tiestoyu tırnak içinde veriyorum.Parayı vuralım felan deyip ayak altına alan çok kişi oldu. Belkide dinleyicide sahip çıkmadı çoğu zaman.

Peki Djler için ne söylersin ? Djlerin hatası varmıdır?

Hayır, djlerin hatasının olduğunu düşünmüyorum .Sonuçta orada en nihayetinde biri bir müzik çalıyor sevmiyorsanda dinlemeyeceksin seviyorsan da bunu bir şekilde karşındakine göstermelisin .

Elektronik müzik dışında hangi tür müzikleri dinliyorsun?

Aslında her tür müzik dinleyebilirim.Yani o an bir şey varsa kulağıma göre duyuyoruz ama ilgimizi çekiyorsa dinliyoruz.İlgimi çekiyorsa kulak kabartıp dinliyorum.Pink Floyd’u oldum olası çok severim halen dinlerim.Onun dışında Norveçli müzisyenleri takip etmeye başladım.Genelde düşük tempolu işler ama Norveç’in müziğine yansıyan o soğuk havası hoşuma gidiyor.Nils Peter Molvaeri’yi senelerdir takip ediyorum.

kaanduzarat_shrimpykaan

Bu seneki planların nedir? Bize biraz bahseder misin?

2010’a kadar kafamdaki çaldığım ve dinleyerek eğlenebildiğim aynı zamanda evde oturup dinleyebileceğim insanlarında aynı şekilde düşüneceği bir albüm yapmak.Tamamen bir dans müzik albümü değil ama ikisi arasında iyi bir denge kuran bir albüm. Benim Shrimpy diye bir adım daha var prodüksüyonlarda kullandığım ,onun yeni albümü olacak. Shrimpy’nin ilk albümü olacak aslında .Bir tane release çıkardık FHD Records’tan dijital olarak 2008 senesinde .2010’a da bir albümde girmek istiyorum.Miami beni bayağı gaza getirdi.

Alif Tree’nin yeni albümünden ”Aurevoir” parçasına Compost Recordsun düzenledigi bir remix yarışması oldu. Ona katıldım ve sonuçlar yakında açıklanacak. Heyecanla onu bekliyorum. Şimdiye kadar yaptığım en içime sinen prodüksüyonum oldu diyebilirim o remix icin.

Yaptığı enfes remixi buradan dinleyebilirsiniz,remix bu arada çok olumlu eleştiriler alıyor.

alif tree – aurevoir (shrimpy remix) by dzrt

Kaan’ın yeni albümünden parçalar dinlemek için lütfen bu linki takip ediniz.
http://soundcloud.com/dzrt/sets/shrimpy-in-progress

Kaan’ın son setini buradan dinleyebilirsiniz.Sette Miami’de olduğu dönem ve sonrasında bulduğu yeni parçaları mixlemiş.Maximum keyif için yüksek seste dinleyiniz.

kaan duzarat 20090406 postwmc09mix by dzrt

Kaan Düzarat’ı önümüzdeki günlerde yakalayabileceğiniz partiler;

Babylon’un yanındaki küçük Otto’da her Salı Kaan’ı dinleyebilirsiniz.Shrimpy & Arman ikilisi olarak müzik çalıyorlar.

15 Mayıs Crystal w/ Tangun
16 Mayıs 10:00-12:00 Babylon w/ Makossa & Megablast
16 Mayıs 12:00-03:00 Multimekan w/ Selim Cenkel

Kaan’a bu linklerden ulaşılabilir onun müziğini sevdiğini söyleyebilirsiniz.
http://www.myspace.com/kaanduzarat
http://www.soundcloud.com/dzrt
http://www.residentadvisor.net/dj-page.aspx?id=6756
http://www.facebook.com/pages/Kaan-Duzarat/7196702758

Şu yazılar da ilginizi çekebilir:

Bu yazı size yardımcı oldu mu?

Hayır olmadıEvet oldu
Loading ... Loading ...

Comments are closed.