Engin Eraydın
Yorum yap
VJ (visual jockey) aslında video performans sanatçısıdır.Konser ,kulüp ve müzik festivallerinde büyük ekranda gördüğünüz her şeyden onlar sorumlu. Biz Türkiye’nin en tanınmış ve en çalışkan VJ’yi Engin Eraydın ile elektronik müzik sektörün vjliğe bakışı, bu işin zorlukları ve gerekliliği ile ilgili sohbet etme fırsatı bulduk.

Engincim bize biraz VJ’likle ilgili çalışmalarından bahseder misin ?
2002 de başladım. 6 senedir başta Babylon olmak üzere çeşitli kulüp ve mekanlarda (Republic, Indigo, Dulcinea, New Yorker Balo, Crystal, Auf, Secret..) festivallerde (EFI, Rock’n Coke,Efes Pilsen One Love…) ve yerli yabancı müzisyenlerle (Gökhan Kırdar, Sertab Erener, Demir Demirkan, Sezen Aksu, Mercan Dede,Bedük, Paul Oakenfold, Tiefschwarz, Alter Ego, Ferry Corsten) çalıştım. 2 TV programı için canlı görseller hazırladım.

Sadece müzik dinlemek isteyen zaten mp3 playerı ile yeterince eğlenebilir. VJ’ler mekanda müziği görünür hale getiren insanlardır. Mekandaki ses ve ışık ile ekranlardaki görüntülerin birleşmesi o mekana pozitif anlamda çok şey katıyor, bu da katılanların keyif düzeyini arttırıyor.

Engin’in en beğendiğimiz performanslarından biri,bizde hayranlık uyandırdı. Lütfen izleyin.
Türkiye’de müzik sektöründe vjliğe bakışı bize değerlendirir misin? En ciddiye alan kesim konser organizatörleri mi ,kulüp sahipleri mi ,yoksa kulübe gelenler mi ?
2005 ten itibaren bir gelişme söz konusu. Organizatörler daha bilinçli yaklaşıyor. VJ’lerin olaya kattıklarından haberdarlar ve ona göre anlamlı taleplerde bulunuyorlar. Yine de hala bu işin değerini en çok mekanın ziyaretçileri biliyor diyebilirim.
Bir dj/konser performansi esnasında, müzik ile birlikte senkronize olarak bu görüntüleri sunuyorsun.Peki senin performansın‘’en çok’’ neye bağlı?
- sanatçının /dj yin performansına
- yaptığın hazırlığa
- kulübe ve konsere gelen insanların görüntülere olan ilgisine
- kulübe veya konsere gelen insanların eğlenip eğlenemediğine
İlhamımı ruh halimden alıyorum diyebilirim. Başka örnekleri görmek de ilham veriyor elbet, ama en doğalı içimden geldiği anda hangi imkanlarla olursa olsun birşekilde üretime geçmek.
Dışarıda görüntü çektiğini biliyorum .Çekim kritirlerin nelerdir ?
Bazen tamamen rastlantısal. Elimde kamerayla günlük akış içerisinde neredeysem orada çekim yapıyorum. Bazen de çalıştığım sanatçı için özel olarak hazırlandığım projeye yönelik çekimler.
Herkesin uyanıp işine gittiği saatte evinize dönmek bir süre sonra fiziksel olarak yorgunluğa yol açabiliyor. Hazırlık ve performans sırasında çeşitli teknik problemler çıktığında bunları çözmek hem fizik hem zihin yorucu olabiliyor. 10 saat ayakta, bunun 3 saati kafamı hiç kıpırdatmadan performans sergiledeğim organizasyonlar oldu. Dışardan görüldüğü kadar rahat bir iş değildir VJ’lik.

Ne tür programlarla ,neler yapabiliyorsun?
Video kurgusu benim asıl olayım. Görüntülerin ritmik bir şekilde editlenmesi, çeşitli efektlerin kullanılması… 3d modelleme,animasyon konularında da işler yapmaya çalışıyorum. Stopmotion tekniği ile kare kare bir olayın fotoğraflanıp bu fotoğrafları birleştirerek çeşitli kompozisyonlar yapmayı deneyeceğim.

Engin Eraydın ile ilgili daha fazla bilgi için :
Bir televizyon kanalına verdiği röportajı için lütfen tıklayınız .
http://blog.engineraydin.net/gecmis/
Çalışmalarını Görseller bölümünden kendi sitesinden izleyebilirsiniz.
http://www.engineraydın.net/
Organizatörler Engin’e bu adresten ulaşabilirler : ee@engineraydin.net







Bu yazıya yorum yapabilirsiniz